1 İçerik İzleme ve İnternet Sansürüne Giriş

Online sansür, serbest bilgi akışı üzerinde daha fazla kontrol sağlamak isteyen global şirketler ve dünyanın dört bir yanındaki hükümetler gibi pek çok farklı aktörün yarıştığı bir konu haline gelmiştir. Günümüzde; ücretsiz, bağımsız haber ve bilgiye sahip olmanın önemi çok büyük olmakla birlikte bir konu hakkında kamuoyu oluşmasında internetin özgür bir şekilde kullanılması büyük bir etkiye sahiptir.

Bu durum, bir muhbirin eylemi sonucu önemli miktarda bilginin erişilebilir kılınmasıyla oluşan Wikileaks skandalında kanıtlandı. Bu bilginin yayılabileceği özgür bir medya olmasaydı, hikayelerin hiçbiri aydınlanmayacak ve halkın bilinçlenmesi mümkün olmayacaktı.

Internet Censorship

Hükümet yetkilileri Edward Snowden’ı terörist olarak nitelendirdi ve Snowden’ın iadesi için çalışmalara başladılar; Snowden, yüksek profilli bireylerin eylemleri hakkında gerçeğe dayalı bilgi verdiği için mahkum edilebilir. Ortaya çıkarılan bilgilerin, buzdağının küçük bir kısmı olduğuna ve halktan çok daha fazlasının gizlendiğine inanılmaktadır.

Pratikte, online hareketliliğin çoğunun izleniyor olduğuna dair önemli kanıtlar mevcuttur. Bu durum sadece, internet sansürüyle ilgili daha net ve kesin politikalara sahip olan Çin’de görülmüyor. Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde de çok daha kurnaz bir şekilde yapılıyor. Aslında Google, genellikle bir Gmail adresi (çoğu bir telefon numarası ile bağlantılı olan) ve kullanılan IP adresi ile bağlantılı olan farklı kullanıcıların yaptıkları sorgularla dolu devasa bir veri tabanıdır. Google, Facebook ve diğer büyük şirketlerin kullanıcı verilerini gönüllü olarak NSA’ya verdikleri bir sır olmaktan çıkmıştır. Hatta bir keresinde Google’ın, NSA’e özel bir Dropbox serverı sunduğu ortaya çıkmıştı.

Yahoo ve Microsoft’un da NSA ile işbirliği yaptığı ve vatandaşlara ait kişisel verileri NSA’e verdiği ortaya çıkarıldı. Aslında, Google’ın NSA’e tam olarak ne kadar veri aktardığı bilinmiyor; ancak, NSA’nın Google’ın sahip olduğu tüm verilere doğrudan veya dolaylı olarak erişim imkanına sahip olduğunu varsaymak yerinde olacaktır. Sonuç olarak NSA’nın, dünya çapındaki iletişimi engellemek için AT&T ile işbirliği yapmak; sadece Amerikan vatandaşlarının (Skype mesaj ve aramalarını da içeren) mahremiyetini değil, ayrıca Çin, Avrupa, Rusya ve Orta Doğu bölgelerinin de internet mahremiyetlerini ihlal etmek amacıyla kurulduğu anlaşılmaktadır.

İnternet sansürü tam olarak bu şekilde ortaya çıkmasa da; izlenme faaliyetinin, online sansürcülük sürecinin ilk adımı ve ayrılmaz bir parçası olduğu da bir gerçektir. Bu noktadan bakıldığında, internet piyasasının güçlü oyuncuları  inanç ve fikirleri bakımından halkın genel eğilim ve yönelimlerini izleyebilir. Yine aynı büyük oyuncular, hükümetlerin neyi ne ölçüde sansürleyeceklerini belirlemelerine yardım edebilir.

2 İçerikler Neden Sansürleniyor?

Online trendler, hükümet ve şirketlerin, toplumun nasıl bir piyasa anlayışına sahip olduğunu elde etmek için veri kazanımı açısından oldukça faydalıdır. Bu trendler, seçim süreçlerinin tahmininde de gerçeğe yakın sonuçlar verebilir. Bu veriler aynı zamanda hükümete, kendi kurucu değerlerine aykırı gördükleri herhangi bir faaliyeti damgalama yetkisi de verebilir. Bu durum; kamuoyu muhalefetinin yeni yeni filizlendiği ve henüz iktidara yönelik bir tehdit haline gelmeye başlamadan engellendiği Çin’de, net olarak kanıtlanmıştır. Üniversite öğrencilerinin barışçıl protesto gösterileri ile haklarını aradıkları için katledildikleri Tiananmen Meydanı olayı buna bir örnektir.

Online sansürün temel nedeni, iktidar partisinin hakim ideolojisine rakip olacak bakış açılarının gelişmesini engellemektir. Muhalif hareket ve gruplar online platformlarda ortaya çıkar ve sosyal medya ile internet bu grupların güçlenmelerini sağlayan mükemmel araçlardır.

Günümüzde, sosyal medya olmadan dünya genelinde gerçekleşen skandal ve vahşetlerin farkına bile varamıyoruz. Bu vahşetler, sadece diktatörlük yönetimi altındaki üçüncü dünya ülkelerinde değil; politikacılar, bankalar, şirket yöneticileri ve elit ailelerin bulunduğu Batı toplumlarının üst kademelerinde de gerçekleşmektedir.

Elbette ki, ‘temiz’ olarak adlandırılabilecek sansürler de var. Bunun dışında, aşırı demokratik olmak diye bir kavramın olduğu da yadsınamaz bir gerçektir. Örneğin, gazeteci Caithlin Johnstone “[John McCain] öldüğü zaman dünya daha güzel bir yer olacak” şeklindeki beyanıyla görüşünü dile getirdi. Bu görüş, ifade özgürlüğünün çok ötesindedir. Bu tür bir dil (nefret söylemi) pek çok demokratik ülkenin mevzuatında da belirtilmiştir. Bir bireye veya etnik gruba zarar vermeyi kışkırtabilecek herhangi bir ifade, hukuki işlemle sonuçlanabilir ve sosyal medya ile forumlarda moderatörler tarafından genellikle sansürlenir. Elbette ki, doğru şekilde yapılan sansürler yerinde ve gereklidir. Fakat bunun çok hassas bir dengesi vardır ve hükümetler veya kuruluşlar tarafından yapılan kitlesel sansür veya internet engellemelerinden kaçınılmalıdır. Kitlesel sansür ve engellemeler genellikle baskıya neden olur ve sadece sansürü uygulayan makamların çıkarlarına hizmet eden yanlış türden bir uygulama sonucunu doğurur.

ISPler çocuk pornosu içeriklerini düzenli olarak engelleyecek ve bazı yargı çevrelerinde, hakimler “nefret söylemi” içerikli makalelerin internetten kaldırılmasını emredebilecekler. Fransa ve Almanya’da Nazi propagandası yapan sitelerin yanı sıra, Holokost’un varlığını sorgulayan siteler de yasaklanıyor. Her ne kadar bu şekilde yapılan sansürler gerekli ve makul görülse de, sınırı aşma riski daima mevcuttur. Örneğin, 2009 yılında Fransa’da belli başlı bazı kullanıcıların internet kullanımlarının 12 ay askıya alınmasına izin verilmesine ilişkin bir kanun kabul edildi. Romanya’da ise ISP’ler, kara listeye alınmış bir internet sitesine erişim sağladığı için $200.000’a varan para cezasına çarptırılabilir.

3 İnternet Sansürü

Cevaplanması gereken soru ise, internetin gerçekte nasıl sansürlendiği. İlk olarak, internetin küresel standartlarda bir dizi kural ve değere sahip devasa bir platform olmadığına dikkat edilmelidir. Bazı bölgelerde sansür çok şiddetli olabilir (örneğin Türkiye), Batı gibi diğer bölgelerde ise sansür genellikle  daha hafif görülür. Ancak, bunun başlıca nedeni, Batı’daki internet faaliyeti izlemelerinin Doğu ve daha fakir bölgelerdekinden daha karmaşık ve gelişmiş düzeyde olmasıdır.

Censorship on the Internet
Batılı istihbarat servisleri ve tesisleri, herhangi bir birey ile ilgili bilgi edinme konusunda oldukça usta sayılırlar. Google aramaları, farklı cihazlarda bulunan IP adresleri, oyun konsoluna yapılan girişler, uçak biletleri, banka kartı alımları ve çok daha fazlasını sahip oldukları gelişmiş donanımlarla çapraz olarak kolaylıkla ilişkilendirebilirler.

Online cihazlarda yapılan bütün faaliyetlerin kaydedildiği bir anten mevcuttur. Cihazınız büyük bir ağdaki bir düğüm gibidir ve bir hacker veya istihbaratçı bu düğüme eriştiğinde hakkınızdaki tüm bilgilere erişebilir. Sansürcülükte mevzu bahis hükümetler olduğunda ise bankalar, sosyal medya siteleri, Google, Yahoo, Microsoft ve yardıma zorlanacak diğer kurumlar ile birlikte sınırsız bir güç odağından bahsedilebilir.

Online sansür konusunda net istatistik bulmak zor. Sonuçta, bu bilginin elde edilmesi internetin kendisi üzerinden olacaktır. Ancak, statistica.com ve diğer saygın online kaynaklardan edinilen şu bilgilere göz atmakta fayda var:

  • İnternet kullanıcılarının %58’i bloggerların siyasi, sosyal ve dini konularda paylaştıkları içerikler nedeniyle hapse konulduğu ülkelerde yaşıyor.
  • İnternet kullanıcılarının %45’i eleştiri yazılarının, karikatürlerin veya siyasi hiciv içeren komik videoların hapis cezasıyla sonuçlanabileceği ülkelerde yaşamakta. (Bu durum siyasi eleştirinin anayasal olarak korunduğu ABD ve Avrupa ülkeleri için geçerli değil.)
  • İnternet sansürünün en düşük olduğu ülkeler İzlanda ve Estonya. Bu ülkeleri Kanada, Almanya, Avustralya ve ABD takip ediyor. İnternet sansürünün en yoğun olduğu ülkeler ise Çin, Suriye ve İran. Türkiye’de yakında en kötü ülkeler arasına katılabilir.
  • İnternet kullanıcılarının %61’i hükümet/ordu/yönetimde bulunanlar ve ailelerine yapılan eleştirilerin sansüre maruz kaldığı ülkelerde yaşamaktadır.
  • Kullanıcıların %38’i sosyal medya ve anlık mesajlaşma uygulamalarının geçtiğimiz yıl engellendiği ülkelerde yaşıyor.
  • Dünya genelinde, vatandaşların %64’ü internete getirilen hükümet sansürleri ile ilgili endişe sahibidirler.
  • The Verge’a göre, Freedom House isimli düşünce kuruluşunun konu ile ilgili hazırlamış olduğu bir rapora atıfla, tüm dünya vatandaşlarının %66’sı hükümet sansürünün gölgesinde yaşamaktadır. Tıpkı Statistica’da olduğu gibi bu raporda da sansürcülüğün gezegende en fazla uygulandığı ülke Çin. Çin’in ardından İran ve Suriye gelmekte.
  • Tüm dünyadaki internet kullanıcılarının %27’si Facebook’ta bulunan bir içeriği yayınladığı, paylaştığı veya sadece beğendiği için tutuklanan insanların bulunduğu ülkelerde yaşıyor.
  • 2015 yılında 38’ten fazla ülkede sosyal medya gönderileri gerekçe gösterilerek tutuklamalar yapıldı.

4 Sansürde En İyi ve En Kötü Ülkeler

İnternet sansürü ile alakalı küresel çapta en çok alıntı yapılan ve saygı duyulan çalışma Freedom House kuruluşu tarafından oluşturulan İnternetteki Özgürlük isimli hareketinin raporlarıdır. Bu raporlarda her ülkeye ait veri analizleri ve araştırmalar bulunur ve bu araştırmalar ve analizlere göre derecelendirme yapılır. Bu raporun bulguları yukarıda da belirtildiği üzere; İzlanda ve Estonya’yı en az sansür uygulayan, Çin’i ise en çok sansür uygulayan ülkeler olarak belirlemiştir. Ayrıca, ülkeler özgür, yarı özgür ve özgür olmayan olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. 2017 yılında izlenen 65 ülkenin %25’i özgür, %43’ü yarı özgür, %37’si ise özgür olmayan ülke olarak belirlenmiştir.

2012 raporu; Azerbaycan, Libya, Malezya, Pakistan, Ruanda, Rusya ve Sri Lanka ülkelerinin internet sansürü konusunda büyük bir risk altında olduğunu belirtmiştir. En iyi dereceyi alan ülkelerden İzlanda 6, Estonya 7, Kanada 16, Almanya 18, Avustralya 19 ve ABD 19 puan almışlardır. Çin 88 (en yüksek), Suriye 86 ve İran 82 puan almışlardır. Etiyopya, Küba, Vietnam, Suudi Arabistan ve Bahreyn ülkeleri de düşük puanlar alarak yüksek internet sansürünün uygulandığı ülkeler arasındadır. Bunlara ek olarak, Türkiye, Endonezya ve Çin’de uygulanan internet sansürleri gün geçtikçe daha da kötüye gitmektedir.

İzlanda – 6 Çin – 88
Estonya – 7 Suriye – 87
Kanada – 16 İran – 82
Germany – 18 Etiyopya – 82
Avustralya – 19 Küba – 81
ABD – 19 Özbekistan – 78
Japonya – 22 Vietnam – 76
İtalya – 23 Suudi Arabistan – 73
Fransa – 24 Bahreyn – 72
Gürcistan – 24 Pakistan – 69

5 Sosyal Medya Nasıl Sansürlenir?

Sosyal medyada sansür gittikçe daha fazla artıyor. Whatsapp, farklı yargı çevrelerinde yasaklanan popüler bir mesajlaşma uygulamasıdır. Bunun temel sebebi, hükümetlerin tıpkı Facebook ve diğer uygulamalarda olduğu gibi verilerin kendilerine teslim edilmesi için uygulama servisini zorlayamamasıdır. Ayrıca, tüm Whatsapp mesajları şifrelenir; dolayısıyla, istihbarat servisleri Whatsapp üzerinde bulunan kişisel mesajları diğer mesajlaşma uygulamalarında olduğu gibi kolay bir şekilde takip edemez.

‘Demokrasinin Kuyusunu Kazmak için Sosyal Medya Manipülasyonu’ başlıklı İnternetteki Özgürlük hareketi makalesine göre, dünyadaki tüm hükümetler dikkatlerini sosyal medya sansürü üzerine çevirdiler. İnternet sansürü ile ilgili durum gittikçe kötüleşiyor ve hükümetler için sosyal medya ilk hedef konumunda.

“Çin ve Rus rejimleri online tartışmaları bozmak ve muhalifleri bastırmak için yasadışı uygulamaları 10 yıldan fazladır kullanıyor ve bu konuda öncüler. Yasadışı sansürcülük uygulamaları bu hareketlerden sonra küresel bir hale geldi. Devletin bizzat yapmış olduğu bu müdahaleler, internetin özgürleştirici bir teknoloji olduğu fikrine en büyük tehdidi oluşturuyor.”

“Online içerik manipülasyonu, gittikçe daha fazla azalan internet özgürlüğüne, mobil internet hizmetlerindeki aksaklıkların artmasına, insan hakları aktivistleri ve bağımsız medya üzerine yapılan fiziki ve teknik saldırılar gibi olaylara 7 yıldır hizmet etmektedir.”

“İnternetteki Özgürlük 2017 raporunda bulunan 65 ülkenin neredeyse yarısında internete erişim süreleri azalmakta, sadece13 ülkede artış bulunmakta ve bu ülkelerin bir çoğundaki artışlar oldukça az.”

FacebookYouTubeTelegramWhats App

Makale; Türkiye, Filipinler ve Venezüela hükümetlerinin “fikir şekillendirici” adıyla çalışan binlerce kişi istihdam eden 30 ülke arasında olduğunu vurguladı. Aslında bunun anlamı, kamuoyunu belli bir yönde şekillendirmek için sosyal medya hesaplarından paylaşım yapan kişilerin maaşlı olarak çalıştırılmasıdır. Ulusal hükümetlerin online tartışmaları bu şekilde kontrol etme girişimleri 2009’dan beri her yıl artmıştır. Otomatik paylaşım yapan sahte hesap ve spambotların sayılarının günden güne yükselmesi sosyal medya manipülasyon süreçlerinin gittikçe otomatikleştirilebileceği konusunda bir endişe duyulmasına neden oldu. Her geçen yıl sosyal medya saldırıları daha karmaşık ve yaygın bir hale geliyor ve dünyanın dört bir yanındaki hükümetler kamuoyunu sosyal medya üzerinden etkilemek için daha fazla çalışıyorlar.

Bunun esas nedeni, artık hiç kimsenin bilgi edinmek için basılı gazete veya televizyonların haber yayınları gibi ana akım medya kaynaklarını takip etmemesidir. İnsanlar bilgi edinmek için Medium, Youtube ve sosyal medya gibi alternatif haber sitelerine yöneliyorlar. Basın ve televizyon kontrol edilir ve merkezileştirilirken, internet daha az tekelleşiyor. Yeni içerik çağında sosyal medya spamları ve içerik sansürü aracılığıyla kamuoyunu manipüle etmenin en verimli taktik olduğu görülmektedir.

6 Online Haber Siteleri Nasıl Sansürlenir?

Batı’da, online haber siteleriyle ilgili büyük bir sansür yoktur. Açıkçası, Financial Times ve Wall Street Journal gibi haber sitelerinin yazılarına yansıyan belirli kalıp ve gündemleri bulunmaktadır. Örneğin, çoğu zaman içeriklerinde şirket çıkarlarını temsil edebilirler.

Ama kesinlikle hükümet tarafından sansürlenmez ve sıkı bir tasmaya bağlanmazlar. Ayrıca, Youtube ve diğer kanallarda içerik üreten tamamen bağımsız ve ücretsiz pek çok alternatif haber merkezi mevcuttur. Birçokları Youtube’un sosyal medya ile birlikte popüler haber kanallarını sansürlediğini iddia etse de, bu tamamıyla paranoya ve histeridir.

Online News
Online haberlerin gerçek sansürlenişini görmek için, haberlerin hükümet politikalarına sıkı sıkıya bağlı olduğu üçüncü dünya ülkeleri ve Çin’e gitmek gerekmektedir. Mısır, Afganistan ve Çin online sansürü tamamıyla arttırdı. Türkiye’deki online sansür de gittikçe kötüleşti. Bilindiği üzere Erdoğan, The Economics’te de belirtildiği gibi, fiziksel medyayı sıkı kontrolü altına aldı, ayrıca şu anda online haber kaynaklarının tümüne erişimini de olabildiğince genişletti.

Bu tip ülkelerde, otoriter ideolojiye aykırı bir haber yayınlamanız kolay kolay mümkün değildir. Buralardaki durum, tüm sitemlere rağmen, tümüyle özgür bir şekilde tüm siyasetçi ve yönetici elitler hakkında olumsuz yorumlar yapmanın ve yayınlamanın mümkün olduğu Batı ülkelerindekinin tam tersi. Bu yapılabilir, yapıldı ve yapılıyor, sosyal medya özellikle Başkan Trump için oldukça acımasız. Aynı olumsuz yorum, online sansürün aşırılaştığı Türkiye ve Çin gibi ülkelerde hızlı bir şekilde cezaevine girilmesine yol açacaktır.

Batılı online haber siteleri sansürlenmese de, haberlerinin belli bir standarda göre yapılması gerektiği de belirtilmelidir. Haberlerin nasıl yazılacağı ile ilgili pek çok düzenleme mevcuttur. Örneğin, iğrenç bir suç, haber metninde ‘saldırı’ veya ‘cinayet’ olarak verilecektir. Bu gibi olaylarda izleyicileri üzebilecek görsel ayrıntılar kesinlikle gösterilmeyecektir. Haberler daima iyi seçilecek ve muğlak konularla ilgili sadece birkaç net detay verilebilecektir. Bu bağlamda, tüm içeriklerde bir derece sansür olacaktır, ancak basın olmanın getirmiş olduğu sorumluluğa göre hareket eden özgür basın ile bir hükümet veya mega-şirket tarafından istenilenin söylenmesi için zorlanan basın arasında bir fark vardır.

7 Eğitimde Sansür

Sosyal medyada uygulanan sansür, öncelikli konulardan biri olsa da, önemli ölçüde eğitim sansürü uygulamaları da mevcuttur. Eğitimde sansür olması, gerçekten uzak bir şekilde eğitilen çocukların ilerleyen yaşlarında feci etkilere maruz kalmasına sebep olabilir. Bu sansürlü eğitimin olumsuz etkileri, öğrencilerin ve hatta yetişkinlerin bile ilk kez demokratik bir ülkeye gittiklerinde dünyanın Çin eğitim müfredatında gösterildiği gibi bir yer olmadığını fark eden Çinlilerde yaygın olarak gözlemlenebilir. Bu olgu sadece Çin’de değil dünyanın her yerindeki okullarda irili ufaklı görülebilir.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, bedava eğitim sisteminin ana fikir yönelişleri üzerindeki etkisini anlayan birçok diktatör tarafından da kullanılan bir teknikle 21.000 profesörü işten attı. Bu profesörler Avrupa tarihi üzerinde çalışacaklardı ve durumun gerçekliğini açıklayan bağımsız bir sistemin mevcut olduğu bir ortamda genel propaganda yapmak ve tarihi yeniden yazmak imkansız olacaktı.

Censorship in Education
Erdoğan’ın iktidara gelmesiyle birlikte Facebook, Youtube ve Google’ın yanı sıra Wikipedia da engellendi. Türkiye’de yürürlükte bulunan terör ve hakaret karşıtı yasalar uyarınca halen gazetecilere uzun hapis cezalarının verildiği bir süreç işlemektedir. Youtube, modern Türkiye’nin kurucusu olan Atatürk’e hakaret edilen videolar yayınladığı iddiasıyla yasaklanmıştır.

ABD’de siyasi rakiplerin hesapları resmi hesaplardan kaldırılarak tarihi yeniden yazma teşebbüsünde bulunulmuştur. Orta Doğuda yapılan istilalar gibi bu teşebbüsler de ulusal devletler tarafından vatana bağlılık duygusu ile desteklenmiştir. Tüm karşıt ve muhalif hesaplar, ABD’nin her zaman dünya çapında barış ve birlik kurmak için çabalayan birleşik bir ulus haline gelmiş gibi görünmesi için görmezden gelindi. Colorado’da bulunan liselerdeki öğrenciler, tarihin tahrif edilmesi anlamına gelen manipüle edilmiş müfredata karşı kitlesel eylemler yaparak tarihin bu sansürlü halini kabul etmeye karşı çıktılar.

Her ne kadar lisedeki kadar geniş ölçüde olmasa da, üniversiteler de tarihin tahrif edilmiş versiyonundan muzdaripler. Son zamanlarda ABD’de biyoloji ve etnisite etrafında dönen, halk tarafından da müdahil olunan; cinsiyetin bir biyolojik bir kavram olmaktan çıkarak sosyal bir yapı haline gelmesi gibi biyolojik gerçeklerin yeniden yazılması konusunda çok geniş bir tartışma vardır. Kanada’nın önde gelen psikologlarından olan Jordan Peterson, bu olayı bir dizi ateşli tartışmada dile getirerek gündeme taşıyan ilk kişilerden biriydi. Bu durum, iki cins arasındaki gözlemlenebilir biyolojik farklılıkların göstergesi olan yüzlerce klinik çalışmanın bastırılması anlamına gelmektedir. Ama yine de modern üniversite ders paketlerinde, tek bir saygın çalışmayla bile desteklenemeyen bu tarz çalışmalar yeni devrin ideolojisi adına görmezden gelinir. ABD’de geçerli bir sebep olmadan müfredatın sansürlenmesi ABD içtihat hukukuna göre hem lisede hem de üniversitede yasadışıdır.

8 Online Sansür Nasıl Başarıya Ulaşır?

Online sansürü başarıya ulaştırmak için temel olarak dört yol vardır. Bunlar IP engelleme, anahtar kelime filtreleme, DNS zehirlenmesi ve para/hapis cezalarıdır.

  • IP Engellemesi
    Hükümetler, belirli internet siteleri ve domainleri engellemek için İnternet Servis Sağlayıcılarına (ISP) emir verebilir. Hükümet kararına uyulmaması ciddi cezalara neden olabilir. Gerek belli bir ülkede, gerekse de küresel çapta çok fazla ISP olmadığı için sektör tekelleşmiştir. Dünya çapında az sayıda ISP bulunması, hükümetin orada bulunan belli başlı bazı büyük ISP’leri IP engelleme emirlerine uyması için zorlamasına neden olmaktadır. IP engelleme, sansürün en sık tercih edilen yöntemlerinden bir tanesidir.
  • Anahtar Kelime Filtreleme
    Anahtar kelime filtreleme, sansür şekillerinin bir başkasıdır. Bu sansür şeklinde belirli anahtar kelimeleri içeren tüm aramalar engellenir. Bunun bir örneği olarak anlık mesaj uygulaması olan WeChat’in Çin’deki iktidar partisinin gücünü zayıflatma potansiyeline sahip anahtar kelime aramalarını engelleyecek olması gösterilebilir. Aynı şekilde arama motorlarına da bu tarz bir anahtar kelime filtresini uygulamaya sokması için de hükümetler tarafından talimat verilebilir. Bu yöntem, ülke çapında karmaşık bir saldırı tespit sistemi (IDS) gerektirir.
  • DNS Zehirlenmesi
    Bu yöntem aynı zamanda DNS (etki alanı adı hizmeti) dolandırma, DNS kurcalama veya DNS korsanlığı olarak da bilinir. Bozuk DNS verilerinin farklı bir IP adresine yönlendirilmesi anlamına gelir. Yine Çin, bu konuda mükemmel bir örnek teşkil eder. Facebook gibi bir siteye erişmeye çalışan insanlar farklı bir siteye yönlendirilir.Ayrıca, belli koşullar altında bu sitelere erişim sağlamak isteyen kişiler yetkililer tarafından yapılacak bir ziyaretle karşı karşıya kalabilir. Domain isimlerinin değiştirilmesi IP adreslerine kıyasla daha zordur; bu yüzden, DNS zehirlemesi IP engellemeden daha etkili bir sansür yöntemidir. Daha kapsamlı ve etkili bir sansür rejimi için DNS zehirlemesi ve anahtar kelime filtrelemesi sık sık birlikte uygulanabilir.
  • Para ve Hapis Cezaları
    Hiçbir yöntem iktidar partisinin görüşüne aykırı şeyler yayınladığı veya okuduğu için bir insanı hapse atmak kadar çok işe yaramıyor. Sansür için hapis ve para cezası uygulanması, genellikle diktatörlüklerde veya Çin gibi aşırı otoriter yapılarda görülür. Çin’in internet polisi sayısının yaklaşık 50,000 olduğu tahmin ediliyor. Bunlar insanların internet gönderilerini takip eden ve müzekkere çıkararak “suçluları” tutuklayan kişilerdir.Polisin sahip olduğu bu yetki, online faaliyetleri üzerinde korku yaratır ve bu tip ülkeler sakıncalı içerikler sonrası ilgiliyi yakalamak için zaman kaybetmezler. Çin’in internet polis kuvveti zamanında sahne arkasında iken, şu an sahada. Çinli yetkililere göre bu polis gücünün amacı “interneti temizlemek”.

9 Sansürden Nasıl Kaçınılır?

Sansürden kaçınmanın bazılarının diğerlerinden daha etkili olduğu birkaç yolu mevcuttur. İyi bir dijital kullanım için aşağıdakileri dikkate alın. Aslına bakılırsa, sansür artacak ve gelecek yıllarda online kimliğinizi mümkün olduğunca saklama ihtiyacı duyacaksınız.

Sanal Özel Ağ (VPN)

Sanal özel ağ (VPN), sansürün her türlüsünden kaçınmanın en etkili ve direkt şeklidir. Temelde, internet erişimi için kullandığınız cihaza farklı bir yerde yeni bir IP adresi verilmesidir. Eğer bir siteyi engelleyen bir ülkede bulunuyorsanız, VPN kullanarak IP adresinizi o siteye izin veren bir ülkeninki ile değiştirebilirsiniz. VPN’in kurulumu ve kullanımı genellikle oldukça basittir, VPN ile göndereceğiniz tüm bilgiler şifrelenir; dolayısıyla, sizi takip eden biri ne yaptığınızı anlayamaz. Ancak VPN, internet hızınızı can sıkacak kadar yavaşlatma eğilimine sahip. En saygın VPN servisleri olarak; Nord VPN, IP Vanish ve Express VPN gösterilebilir.

NordVPN

NordVPN

Şimdi Anla

IPVanish

IPVanish

Şimdi Anla

ExpressVPN

ExpressVPN

Şimdi Risksiz Dene

Haklarınızı Bilin

Yayınladığınız bir içerik sansüre uğradığında bununla ilgili yasal haklarınızı bilmek sansürden kurtulabilmeniz noktasında size oldukça yardımcı olacaktır. Bazen, sosyal medyadaki moderatörler bir yorumu silebilir veya değiştirebilirler. Bu durum, yasal olarak korunan ifade özgürlüğünün kural ve ilkelerinin ihlali anlamına gelebilir. Sosyal medyayı kullanan herkesin sahip olduğu özgür ifade hakları vardır. Adaletsizce sansürlenmiş insanlar bununla ilgili ses çıkarmalıdırlar. Sosyal medyanın gücü, bu tür adaletsizliklere farkındalık sağlayabilir.

Doğru Arama Motorunu Seçin

Günümüzde, anonimlik ve mahremiyet taleplerini karşılayabilecek pek çok farklı özel arama motoru seçenekleri ortaya çıkmıştır. Kuşkusuz Google, etkili algoritma yapısı ile en iyi arama motorudur. Ancak, zaman içerisinde bu boşluk kapanmıştır. Google, aynı zamanda mahremiyete en az dikkat eden arama motorlarından biridir. Uygun alternatifler arasında Duck Duck Go, Swiss Cows ve Start Page yer alır. Bu arama motorları, kullanıcılarının hiçbir verisini takip etmez veya satmaz. Google’ın algoritmasının bu kadar iyi olmasının nedeni, sonuçları size doğru şekilde hazırlamasıdır. Arama geçmişinizi bilir ve edindiği önceki verilere dayanarak size reklamları ve sonuçları gösterir. Kim olduğunuza dair hiç bir fikri olmayan mahremiyet tabanlı bir arama motoru kullandığınızda, çıkan arama sonuçları garip görünebilir, ancak bu sonuçlar daha objektiftir.

Doğru Sosyal Medyayı Seçin

Bazı sosyal medya platformları sansür konusunda diğerlerinden daha kötüdür. Tarihlerinde kar amacıyla kullanıcı bilgilerini satma gibi skandallar olan sosyal platformlar bile mevcut. CEO Mark Zuckerberg, bir meslektaşına Harvard’da bulunan herhangi bir kişinin doğum günleri ve tüm resimlerine ilişkin bilgileri verebileceğini söylemiştir. Cambridge Analytca skandalı ile Facebook’un etik değerlere dikkat etmeyen bir platform olduğu kanıtlandı. Piyasada Facebook’tan başka mahremiyet odaklı pek çok alternatif sosyal medya platformu mevcuttur. Bu sosyal medya platformlarının pek çoğu, bünyelerinde bulunan verileri şifreler, kayıtları saklamaz ve zorla reklam göstermez. Vero, Steemit, Ello, Mastodon ve Diaspora bu platformların popüler olanlarındandır.

Verilerinizi Şifreleyin

Verilerinizi şifrelerseniz hükümet ve diğer kuruluşlar bu şifreleri çözemez. Şifreli veriler, genellikle sadece güçlü bilgisayar donanımları sayesinde kırılabilir. Ancak, pek çoğu zararsız olan bu verileri kırmak için harcanan güç ve zaman, bu işlemi yapmaya değmemektedir. Verilerinizi illa kendinizin şifrelemesine gerek yoktur; şifreleme hizmeti veren uygulamaları kullanarak bunu yapmanız mümkündür. VPN, sörf yaptığınız sitelerdeki kullanıcı hesaplarınızı, ProtonMail e-maillerinizi, Whatsapp ve Telegram gibi mesajlaşma uygulamaları da mesajlarınızı sizin yerinize şifreleyen uygulamalardan bazılarıdır. Şifreleme, hükümet sansüründen korunmanın en kilit yöntemlerinden biridir ve kesinlikle işe yarar.

İnterneti Daha Az Kullanın

Online sansürden kaçınmanın en iyi yollarından biri de internet kullanımınızı azaltmaktır. Hayatınızdan bütün bu zırvaları söküp atmak genellikle en etkili çözüm yoludur. Sansürden kaçınmak, gelecekte çok daha zor bir hal alacak. Geleceğin dünyası birbirleriyle sürekli etkileşim halinde olan yapay zekaların dünyası olacaktır.

Daha az paylaşım yapın, teknolojiyi hayatınızdan söküp atın ve geride hükümetin sizi takip edebileceği hiçbir şey bırakmayın. Veri toplayarak onları izleyip analiz eden şirketlere gelir kazandırmayı engellemek ve doğaya bir katkı sağlamak için yerel mağazalardan o bölgede üretilen yerel ürünler alın. Online verilerin kaydedilmesi ve para karşılığı satışının yapılması kirli bir iştir ve bütün çabamızı online alışkanlıklarımızı değiştirerek bunun desteklenmesini durdurmak için harcamalıyız.

Özgür Konuşma Organizasyonlarını Destekleyin

VPN kullanmak, harcadığımız zamanı azaltmak ve mümkün olduğunca daha mahrem mesajlaşma ve sosyal medya platformlarını kullanmak sansürden kaçınmanın temel yollarındandır. Ancak, bu önlemler genellikle pasif önlemlerdir. Halk, online sansür hakkında görüşlerini dile getirmediği ve bununla ilgili hükümet ve kurumlara baskıda bulunmadığı müddetçe, sansür giderek daha da fazlalaşacaktır. Bunu yapmanın iyi bir yolu da, özgür konuşma imkanı bulunan organizasyonların elde bulunan tüm imkanlarla desteklenmesini sağlamaktadır.

Avaaz çevre, ifade özgürlüğü ve şirketokrasi konularında e-mail tabanlı hareketler düzenleyen küresel bir aktivist internet sitesidir. Yağmur ormanlarını ve nesli tükenmekte olan türleri korumak için Monsanto’ya karşı verdikleri siyasi ve hukuki mücadelenin altından başarıyla kalktılar. Aynı zamanda, ifade ve basın özgürlüğü gibi insan hakları konularında kampanyalar düzenliyorlar. Pek çok farklı alanda yapılan bu organizasyonlarda e-mail yazışmaları aracılığıyla yalnızca saatler içerisinde binlerce farklı imza toplanması mümkün hale gelmiştir.

Özgür Medya Kuruluşları ve Alternatif Yayınları Destekleyin

Özgür ve bağımsız medya için tıpkı yukarıda bahsettiğimiz gibi kampanyalar yürütmekte olan pek çok özgür basın kuruluşu mevcuttur. Bunlar arasında “The Committee to Protect Journalists”, “The American Civil Liberties Union” (ACLU), “The Society of Professional Journalists” ve “The Freedom of the Press Foundation” kuruluşları bulunmaktadır. Bir toplumun sağlıklı olabilmesi için özgür basın kesinlikle şarttır.

Batı, Youtube ve internet sansürünü yoğun bir şekilde yaşamadığı için oldukça şanslı. Diğer yandan sansürcülük, küresel güce sahip elitler, kuruluşlar ve hükümetler tarafından ortaya konan anlatılarla oluşan fikir ve dünya görüşleri doğrultusunda şekillendirilecektir. Yapmak istedikleri açıktır ve internet sansürü konusunda onlara karşı savaş veren bu tarz organizasyonların olması zorunludur.

Dağınık Kayıt Teknolojisi (DLT) kullanın

Dağınık Kayıt Teknolojisi (DLT- blockchain olarak da bilinir) , internet işlemlerinin dağıtılmış kayıtlar üzerinde muhafaza edildiği yeni bir teknoloji konseptidir. Bu teknolojide, hükümetler hiç bir şeyi sansürleyemez; çünkü, kayıtlar tek bir yerde değil dünyanın dört bir yanına dağıtılmış halde tutulur. Bu teknolojinin kullanıldığı pek çok durumda, dava açılacak bir şirket veya soruşturulacak bir kişi mevcut değildir. Ethereum, şirketlerin söz sahibi olmadığı, merkezi olmayan bir internet ekosistemi yaratmayı amaçlayan bir projedir.

Bu projenin başarılı olması halinde Facebook, Twitter, Airbnb, Tripadvisor gibi küresel siteler herhangi bir bir çıkarı olmayan algoritmalara sahip olanları ile değiştirilebilecek. Liberty.io adında internet verilerini sahiplerine geri vermeyi amaçlayan bir uygulama var. Bu uygulama, kullanıcılarının Facebook, Google ve Amazon gibi şirketlerde hangi bireysel verilerinin bulunduğunu tek tek kontrol eder. Bu şirketlerde bulunan bilgilerini edinen bireyler, şirketlerin sahip olduğu şahsi verilerinin kendilerinden habersiz bir şekilde pek çok kez alım satıma konu edilmesi yerine bilgilerini talep edebilir ve reklamcılara kendileri satmayı önerebilir.

10 Sonuç- Zorla Sansürcülük Yapılan Bir Çağda Sansürden Nasıl Kaçınılır?

İnternet sansürcülüğünün durumu gün geçtikçe daha kötüye gitse de, sansürcülüğün geleceği beklenenden daha iyi olacağa benziyor. DLT teknolojilerinin yükselişi ile birlikte, sosyal medya ve haber sitelerini de içine alacak şekilde internet kendiliğinden merkezsizleştiriliyor. Bunun anlamı, gelecekte hükümet sansüründen etkilenmeden internet ve sosyal medya sitelerinin işlevlerini yerine getirecek bağımsız platformların kurulacak olmasıdır. Çünkü, bu algoritmaların sürdürüleceği serverların dünyanın dört bir yanında bulunması nedeniyle bu serverlar sadece halklara ait olacaktır.

Bir yandan da, en iyi sansür engelleyici uygulamaların kullanılmasına da devam edilmelidir. VPN, sansürün aşılması için ilk ve en önemli adım ve bir zorunluluktur. Bundan sonra, Facebook, Twitter ve Instagram gibi sitelerin yerine mahremiyete önem veren sosyal medya ve mesaj sitelerinin seçilmesine özen gösterilmelidir. G-mail, şifrelenmiş bir e-mail servisi ile değiştirilmeli ve internet sorgularınızın güvende tutulacağı özel bir arama motoru kullanılmalıdır.

Bu işlevleri yerine getirmekle hükümet ve kuruluşları kişisel verilerinizden uzak tutma noktasında global bir vatandaş olarak görevinizin büyük bir kısmını tamamlamış olacaksınız.

Daha fazlası için, özgür medya ve sivil özgürlük hareketlerine katılarak sesinizi duyurmaya ve mümkün mertebe finansal destekte bulunmaya çalışın. Ayrıca, özgür ve açık bir toplum fikri üzerine kurulmuş olan DLT teknolojisini de kullanmaya başlayabilirsiniz. Bu teknolojileri kullanan insan sayısı arttıkça sansürlenebilir internetten sansürsüz internete geçiş daha hızlı olacaktır.