Siber Zorbalığa Giriş

Dijital teknoloji büyük bir hızla toplumumuzun her kesiminde yaygınlaşıyor. Bireylerin büyük çoğunluğu artık yanlarında en az bir cihazla seyahat ediyor. Bu durumun, insanların gerçek zamanlı bilgiye ulaşabilmesinin yanı sıra sosyal iletişim ve iş ortaklarıyla kolay bir şekilde bağlantı kurabilmesi gibi avantajları bulunuyor. Bu durum, aynı zamanda seyahat süreleri, coğrafi konum ve hava durumu bilgileri gibi günlük aktiviteler hakkında bilgi almak için de fayda sağlıyor. Ve bu trend yeni teknolojiler geliştirilmeye devam ettikçe geçerliliğini koruyacak gibi görünüyor.

PEW Araştırma Merkezi’ne göre, 2015 yılı itibari ile Amerikalıların %68’i bir akıllı telefona, %45’i ise bir tablete sahip. Şüphesiz, bu sayı gün geçtikçe artacak. Annelerin %85’i çocuklarını meşgul etmek için teknolojiyi kullandıklarını söylüyor. Amerika hane halkının %83’ü tablete, %77’si akıllı telefona sahip. 18-29 yaş grubundakilerin %86’sında akıllı telefon var. Birçok çocuk ve genç akıllı telefon ve tabletin yanı sıra evde, okulda ya da internet kafelerde kolaylıkla bilgisayar erişimi sağlayabiliyor. Teknolojik cihazlar artık günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası oldu ve nasıl kullanıldıklarına bağlı olarak olumlu veya olumsuz etkileri olabiliyor.

Ne yazık ki, dijital bilgiye sürekli erişim bir dizi dezavantajla birlikte geliyor. Ve bunlardan bir tanesi de siber zorbalığın yükselişidir. Teknoloji, bireyleri taciz etmek veya onlara ayrımcılık yapmak için kullanıldığında dijital teknolojiye 7/24 erişim avantajlı bir durum değildir. Çocukların her saat zorbalığa uğradığı ve kötü bir şey görme korkusuyla cihazlarını açmak için tereddüt yaşadıkları bir ortamda teknolojiye 7/24 erişim çok korkunç bir duruma dönüşebilir. Böyle durumlarda ebeveynlerin rolü, çocuklarının teknolojiden kaynaklı bu tür tehlikelere maruz kalmalarına karşı tetikte olmaktır.

Siber Zorbalık nedir?

Siber zorbalığı tam olarak neyin oluşturduğunun teknik bir tanımını yapmak zor olabilir. Bunun nedeni, siber zorbalığın genellikle öznel bir hadise olmasıdır. Zorbalığı yapan kişi, yaptığının aslında siber zorbalık olduğunun farkında olmamakla beraber hatta bunun bir şaka olduğunu düşünüyor olabilir. Siber zorbalığa uğrayan çocuk diğerlerinden daha hassas bir yapıya sahip olabilir. Siber zorbalık, normal hayattaki zorbalık gibi, anlaması ve üstesinden gelmesi çok zor bir durum haline gelebilir.

Tulane Üniversitesi, siber zorbalığın sadece dijital ortamlarda gerçekleşen bir zorbalık şekli olduğunu söyleyerek basit bir tanım sağlamıştır. Bu dijital ortamlar öncelikli olarak sosyal medya forumlarını ve sohbet servislerini içerir. Siber zorbalar genellikle anonimdir ve zorbalık bireysel olarak da gruplar halinde de gerçekleştirilebilir.

Normal zorbalık artık çevrimiçi hale geldi ve artık zorbalık yapmak çok daha kolay. Bu durumda en büyük endişe verici olan şey, çocuğun evde ya da başka bir yerde sığınabileceği bir yere sahip olmamasıdır. Eğer çocuk bir cihaz taşıyorsa, zorbalıktan kaçışı olmayabilir. Bir zamanlar sadece oyun parklarında yaşanan bu zorbalık olgusu, teknoloji yüzünden artık her zaman, her yerde gerçekleşebiliyor.

Şu anda siber zorbalığı engelleyen bir yasa bulunmamaktadır. Federal düzeyde bir çare yoktur, ancak çoğu ABD eyaleti mevcut zorbalık yasalarında siber zorbalığa yer vermek adına bazı değişiklikler yaptı. Siber zorbalığın doğasının çözülmesi zor olabilir. Siber zorbalık, hem çok genç olan hem de eylemlerinin sonuçlarını bilmeyen iki kişiyi kapsamaktadır ve bu yüzden yasal bir hukuk yolu mevcut olsa bile, yasal yollara başvurmak genellikle çok uygunsuz durumlara dönüşübilir. Siber zorbalık bilincini yaymak ve mümkün olan yerlerde siber zorbalığı önlemek için ellerinden gelenin en iyisini yapmak okulun sorumluluğundadır. Sosyal medya ve diğer siteler kesinlikle okullarda kısıtlanmalıdır. Siber zorbalık bildirildiğinde, tüm okulların kapsamlı bir soruşturma yürütmesi ve bu durumu ayrıntılı bir şekilde takip etmeleri beklenir. Süreç boyunca ebeveynlere ve velilere destek sağlanmalıdır.

Siber zorbalık özellikle 9-14 yaş arası çocuklar için yaygın olabilir ve Cyber ​​Bully 411’e göre, siber zorbalığın %40’ı, anlık mesajlaşma hizmetlerinde, %29’u online oyunlarda ve %30’u sosyal ağ sitelerinde gerçekleşmektedir. Video oyunlarında, siber zorbalık genellikle kişisel değildir. Daha eski oyuncular, özellikle savaş oyunlarında birileri tarafından “öldürüldükleri” veya başka oyuncuların söz konusu oyunun genel kabul görmüş ilkelerine uygun davranmadıkları zamanlarda, genellikle küfürlü bir dil kullanmaya başlarlar. Bu tarz savaş ve şiddet içeren oyunların genellikle bireyin kişiliği üzerinde onları daha saldırgan ve agresif bir hale getirmek gibi bazı olumsuz etkileri vardır. Bu gibi küfürler genellikle bir takma isim aracılığıyla sözel bir şekilde gerçekleştiğinden, bu durumun ortaya çıkması için gerçek bir kanıt ve kayıt bulunamaz ve çocuk ya da genç, ona küfür eden kişinin gerçekte kim olduğunu bile bilmiyor olabilir. Bu gibi zorbalar dünyanın hemen hemen her yerinde bulunabilir.

Siber Zorbalık Eğilimleri ve İstatistikleri

Önem verilmesi ve dikkatli bir şekilde incelenmesi gereken siber zorbalıkla ilgili birçok istatistik vardır ve bu istatistikler siber zorbalığın günden güne salgın bir hastalığa dönüştüğünü kanıtlar niteliktedir. Bu çok ciddi derecede endişe duyulması gereken bir durumdur ve bu durumun kesinlikle hafife alınmaması gerekir. Aksi halde birçok çocuk bu gibi zorbalıklar içinde büyümek gibi bir durumla karşı karşıya kalacaktır.

  • Akademik öğrencilerin %34’ü hayatları boyunca siber zorbalıkla karşı karşıya kalacaklar.
  • Kızların, siber zorbalık kurbanı olma ihtimali iki kat daha fazladır.
  • Siber zorbalık kurbanları, geleneksel zorbalıkla karşı karşıya kalan kurbanlarla karşılaştırıldığında bile daha yüksek bir depresyon riski taşımaktadır.
  • Çocukların, kendi arkadaşlarından siber zorbalık görme ihtimali tanımadıkları kişilerden siber zorbalık görme ihtimalinden 7 kat daha fazladır.
  • Zorbalığa maruz kalan çocukların kimlik dolandırıcılığı kurbanı olma olasılığı 9 kat daha fazladır.
  • Öğrencilerin %70’i sık sık siber zorbalık gördüğünü söylüyor.

Siber zorbalar aslında kurban bulmak için interneti kullanmazlar, bunun yerine dijital teknolojiyi okulda zaten zorbalığa maruz kalan insanlara yeniden ve daha şiddetli bir şekilde zorbalık yapmak için kullanırlar. Bir Warwick çalışmasına göre, öğrencilerin %99’u zaten yeni teknolojiden bağımsız olarak zorbalığa uğrayacaktı, bu yüzden dijitalleşme sadece yüzde bir ekledi. Bunun gerçekten temsil ettiği şey, dijital teknolojinin kendi başına bir sorun olmadığıdır. Ama mevcut olan bir problemi daha da kötü hatta en kötü hale getirir. Sorun okulda çözülebilirse, evde bir sorun yaşanmayacaktır. Dijital platformlar mevcut kurbanlara ulaşmak için basit bir araçtır. Dijital olarak ve fiziksel olarak zorbalığa uğrayan ergenlik çağındaki gençler için istatistikler benzerlik göstermektedir. 2017 yılında Ulusal Eğitim İstatistik Merkezi tarafından bildirilen rapora göre öğrencilerin zorbalığa maruz kaldıkları en yaygın sebepler (%27) görünüm, ırk (%10), etnik köken (%7), cinsiyet (%7), engellilik (%4), din (%4) ve cinsel yönelimlidir (% 3).

Sürekli kendini tekrar eden bir başka eğilim ise, zorbalığa maruz kalanların genellikle daha fazla insanı zorbalığa uğratmasıdır. Kızların siber zorbalığa maruz kaldıklarında bu durumu bildirme olasılığı daha yüksektir. Siber zorbalık, en yaygın olarak, kişinin bir şekilde farklı görünmesi durumunda ortaya çıkar. Belirli bir okulun kültürel bağlamı, çocuğun zorbalığa uğrayıp uğramadığına etki edebilir.

Genel olarak, 4 ana tip zorbalık vardır. Bunlar sosyal medya, taciz, kışkırtma ve dışlamadır. Sosyal medya zorbalığı, Facebook veya Twitter gibi sosyal medya platformlarında gerçekleşen her türlü zorbalıktır. Taciz, farklı kanallar aracılığıyla, gruplar halinde ya da bireysel olarak meydana gelebilecek olumsuz tehditlerin tekrarı niteliğindedir. Kışkırtma, bazı kişilerin herkesin nezdinde utandırılması ve aşağılanmasıdır, bu nedenle diğer insanlar çevrimiçi veya çevrimdışı olarak bu durumu görebilir. Dışlama ise, bireyin görmezden gelindiği veya sosyal etkinliklere davet edilmediği durum olarak adlandırılabilir. Kurban, farkında olmadan grubun dalga konusu olabilir. Kışkırtma bu zorbalıkların en aşağılayıcısıdır ve ne kadar sürdüğüne bağlı olarak ergenlik çağındaki bireyleri en çok yıpratan zorbalık şekli olabilir. Ancak ispat etmek, kanıtlamak neredeyse imkansız olduğu için, kanıt elde etmek ve bu durumun üstesinden gelmek çok zordur. Örneğin, bir kişi bir arkadaş listesinden silinebilir veya bir etkinliğe davet edilmemiş olabilir; bu, tam olarak çocuğun veya öğrencinin adına bir suç değildir.

Konuyla ilgili daha olumlu bir görüş, siber zorbalık yükselirken, fiziksel zorbalığın zamanla büyük ölçüde bir düşüşe geçtiğini belirtiyor. Fiziksel zorbalık daha önceki yıllarda çok daha yaygın olmasına rağmen, fiziksel şiddet günümüzde geçmişte olduğundan çok daha az. ABD Adalet İstatistikleri Bürosu’na göre, ergenlik çağındaki bireylere yönelik şiddet suçları 2014’te tüm zamanların en düşük seviyesine ulaştı. Buna ek olarak, Massachusetts Üniversitesi İlk ve Orta Öğretim Bölümü tarafından yürütülen bir araştırma, 2003 ve 2011 yılları arasında Massachusetts’te yaşanan zorbalıkta %22’lik bir düşüş yaşandığını belirtiyor. Siber zorbalıkla ilgili en büyük zorluklardan biri, siber zorbalığın en çok anlık mesajlaşma servislerinde gerçekleşmesidir. Bu mesajlar, Facebook Messenger, Whatsapp, Line, WeChat ve Snapchat gibi şifreli ve gizlidir. Yani cihazı fiziksel olarak çocuğunuzdan almadığınız ve mesajlara bakıp ekran görüntüsünü almadığınız sürece gerçek bir kayıt yoktur. E-postalar genel mesajlar içermekle birlikte çok daha kolay kaydedilir.

Hastalık Kontrol Merkezine göre, lise öğrencilerinin %15’i siber zorbalığa maruz kalıyor ve bu zorbalıkların %20’si okul mülkünde gerçekleşiyor. Siber Zorbalık Araştırma Merkezi’ne göre, hayatlarında bir dönemde sanal zorbalığa maruz kalanların oranı 2016’da 2007’ye nazaran neredeyse iki katına çıkmıştır.

Siber Zorbalık Nasıl Önlenir?

Siber zorbalık konusu, endişelendirici bir hal aldı. Neyse ki, bu konuda bir kamuoyu bilinci oluştu ve siber zorbalığın ortaya çıkmasını önlemek için atılabilecek çok sayıda adım var.

Bir ebeveynin rolü, çocuğun veya ergenlik çağındaki bireyin duygu ve düşünceleriyle temas halinde olmak ve onların depresyona girip girmediğinin veya davranışlarında farklılaşma ve tuhaflaşma yaşanıp yaşanmadığının bilincinde olmaktır. Eğer çocuğunuz dijital ortamda ya da okulda zorbalığa uğradığını söylüyorsa, kendinizi oldukça şanslı hissedebilirsiniz. Ergenlik çağındaki bireylerin ve çocukların çoğunluğu bunu ebeveynlerine asla itiraf etmez. Bu noktada istatistikler çocukların bu durumu daha çok akranlarına veya kardeşlerine söyleme eğiliminde olma olasılığının daha yüksek olduğunu söylüyor. Erkeklerin, zorbalığa maruz kaldıklarında birine güvenme olasılığı daha düşüktür. Kişinin, siber zorbalığa uğramamış gibi hareket etmesine neden olabilecek çok sayıda sebep olabilir. İlk adım her zaman sorunun tanımlanmasıdır. Eğer bu durum erken safhada tanımlanır ve incelemeye alınırsa çok daha iyi olur. Çocuğunuza zorbalığa uğrayıp uğramadığını sormanız gerekebilir. Ayrıca bu durumu, okulda bu olayların nereden kaynaklandığını bildirme sorumluluğu olan öğretmene sorabilirsiniz.

Çocuğun veya ergenlik çağında olan bireyin yaşına bağlı olarak, en iyi önleyici tedbir, teknolojiyi mümkün olduğu kadar geniş bir şekilde kısıtlamak olabilir. Yaşları 7 ve daha küçük olan çocukların herhangi bir teknolojik cihaza çok fazla erişimi olmaması gerektiğini gösteren kanıtlar artmaktadır. Gerçek şu ki, bu cihazlar siber zorbalık olasılığını artırıyor ve çevrimiçi dünya, çocuğun hazır olduğu bir yer değil. Ayrıca, bu tür teknolojik cihazlar sahip olan ve onları uzun süreler boyunca kullanan çocuk ve ergenlik çağındaki bireyler birçok olumsuz sağlık durumuyla karşılaşabilir. Teknolojinin ilerleyiş hızı ve dijital cihazların sürekli yenilenmesi nedeniyle, akıllı telefonlara, WiFi’ye, iPad’lere ve diğer teknoloji türlerine sürekli maruz kalmanın sonuçları üzerinde uzun süreli çalışmalar yapılmamıştır. Özellikle küçük çocuklar, bu tür cihazların kullanımında büyük ölçüde kısıtlanmalıdır.

Bu gibi cihazları kısıtlamak için kullanılabilecek bir alternatif çözüm, çocukların veya ergenlik çağındaki bireylerin görmesine izin verilen siteleri kısıtlamaktır. Bunu internet servis sağlayıcınızı kullanarak yapabilirsiniz, yani evinizde internet kullanan tüm cihazların hangi sitelerin kısıtlandığıyla ilgili kurallara uyması gerekir. Bu, belirli dosya ve uygulamaların indirilmesine ilişkin izin verilen sitelerin ve kuralların listelerine sahip olan şirketlerde uygulanan yönteme benzer. Çocuğunuza bir akıllı telefon alıyorsanız, telefona indirilebilen birkaç ebeveyn denetimi uygulaması vardır. Keepers, ebeveynleri şüpheli veya zararlı mesajlar konusunda bilgilendiren ve aynı zamanda çocuğun yerini gerçek zamanlı olarak gösteren bir izleme cihazı da içeren bir uygulamadır. Çocukların belirli sitelere erişmesini önlemek için bazı kontroller koymak çok kolay. Bunu yapmak için birkaç kontrol tekniği vardır. Bu kontroller şunları içerir:

  • Video oyun konsollarında ebeveyn denetimlerini kullanma. Oyuncular genellikle video oyunlarında birbirleriyle konuşur ve mesajlaşır. Çocuğunuz için çocuğunuzun kiminle konuşabileceğini ve hangi oyunların içeriğini izleyebileceğini sınırlandıran bir hesap oluşturun.
  • Twitter, Facebook ve Instagram dahil olmak üzere tüm sosyal medya sitelerinin ebeveyn kontrollerine aşina olmak ve bu konuda bilgi sahibi olmak.
  • Çocuklarınızı bu kontroller hakkında bilgilendirmek. Sosyal medya sitelerinde, video oyun konsollarında ve hatta telefon görüşmelerinde diğer kişilerin engellenmesi kolaydır. Çocuğunuz çevrimiçi zorbalık hissediyorsa, ona sadece o kişiyi engellemesini söyleyin. E-posta adresleri de engellenebilir.
  • Birisi çocuğunuzun hesabını hacklediyse ve online gözüküyorsa, hesap şifresini değiştirebilir veya sitenin kendisiyle iletişim kurup bu davranışı rapor edebilirsiniz. Tanınan sitelerin birçoğu söz konusu güvenlik olduğunda büyük ölçüde yardımcı olurlar.

Siber zorbalığın dışında, çocukların ve genç yetişkinlerin teknolojiyi kullanırken genel olarak takip etmeleri için kurallar oluşturmak iyi bir fikir olabilir. Bu kurallara, şifrelerin saklanması, kiminle iletişim kurulacağı konusunda dikkatli olma, yabancılardan gelen arkadaşlık taleplerini kabul etmeme, telefonu gece geç saatlerde kullanmama, araç kullanırken veya başka bir işle meşgulken telefon kullanmama ve e-posta adresini vermeme, çevrimiçi veya çevrimdışı ortamlarda doğum tarihi veya isim bilgisi vermeme gibi maddeler eklenebilir. Çocuklara ve ergenlik çağındaki bireylere örnek olmak da iyi bir fikirdir. Bunun nedeni çocukların genellikle ebeveynlerini örnek alması ve onların yaptığı şeyleri takip etmesidir. Bu alışkanlıklar ve örnekler onları hayatlarının geri kalanı boyunca takip edebilir, bu yüzden her türlü olayı önlemek için en iyi uygulamaları kullanmak faydalı olur.

Bir çocuk veya genç bir yetişkin için çevrimiçi korumayı sağlamanın en iyi yollarından biri, yüksek kaliteli bir Sanal Özel Ağ (VPN)’dır. VPN’lerin kurulumu artık çok kolay ve oldukça ucuzdur. Yaptıkları şey ağ trafiğini şifrelemektir, bu nedenle bilgisayar korsanları çocuklar veya öğrenciler online olduklarında onların üzerinde casusluk yapamazlar. Ayıca, VPN’ler internet servis sağlayıcılarından gelen bilgileri saklayacak ve böylece verilerin ticari varlıklar tarafından toplanıp satılmasının önüne geçilecektir. Bunun dışında, kişilerin tüm çevrimiçi etkinliklerine ilişkin verileri toplamaya çalışan siteler de saf dışı bırakılacaktır. Şu anda müşteriler için çok çeşitli VPN seçenekleri bulunmaktadır ve bunların hepsi maksimum koruma için yapılandırılabilir ayarlara sahiptir. Çocuğun bir VPN’yi nasıl kullanacağını öğretmek, çevrimiçi güvenlik açısından aşina olabileceği en iyi şeylerden biridir ve gelecek yıllarda onlara yardımcı olacak bir teknolojidir. VPN’ler güvenlik uzmanları tarafından çevrimiçi güvenlik ve anonimlik konusunda en iyi tekniklerden biri olarak tespit edilmiştir. IP Vanish, Express VPN ve Nord VPN piyasada bulunan en iyi VPN’lerden yalnızca bazılarıdır.

Çocuğunuz Siber Zorbalığa Maruz Kalırsa Ne Yapmalısınız?

Aşağıda, siber zorbalık durumunda çocuklarının güvenliğini sağlama ihtiyacı duyan ebeveynler için bir rehber verilmiştir. Siber zorbalık halihazırda meydana geliyorsa, önleyici tedbirler çok etkili değildir. Elbette, cihazları almak veya zorbalığın yapıldığı sosyal medya sitelerine erişimi kaldırmak hala iyi bir fikri olabilir. Bu adımlar hala uygulanabilir.

Ama siber zorbalık devam ederken, ilk adım, zihinsel, duygusal ve fiziksel olarak iyi olduklarından emin olmak için çocukla açıkça konuşmaktır. Bu gibi durumlarda uyulması gereken bir dizi yöntemler vardır ve çocuğu ya da ergenlik çağındaki bireyi bir tedavi ya da keyifli bir etkinlik için dışarı çıkarmak iyi bir fikir olabilir. Bu şekilde olursa, çocuğun uğradığı zorbalıkla ilgili açılma olasılığı daha yüksektir ve bu durumda siber zorbalığın doğasına erişebilmek büyük bir öneme sahiptir. Çocuğunuza, durum devam ederse kendi başına ayakta kalmanın iyi olduğu fikrini benimsetebilirsiniz. Ve en önemlisi, çocuğa siber zorbalığa uğrar uğramaz, bu durumu sıcağı sıcağına bildirmekten çekinmemesi telkin edilmelidir. Bazı durumlarda, çocuğu birkaç günlüğüne okuldan alma iyi bir fikir olabilir. Zorbalık ve siber zorbalık genelde bireysel bir durumdur ve ebeveynler, çocuk ve öğretmenler ile birlikte, en uygun çareyi bulmak için beraber çalışmak zorunda kalacaklardır.

Mümkün olduğunca çok bilgi topladıktan sonra, durumu daha iyi anlamak için okul öğretmeniyle konuşmanız en iyisidir. Mümkünse ilgili çocuğun ebeveyni ile konuşabilir ve anlaşabilirsiniz. Bu çok önemli bir prosedürdür, çünkü zorbalık yapan çocukların ebeveynlerinin çocuklarının ne yaptığını bilmesi gerekir. Zorbalık yapan çocukların ebeveyni için çocuklarının dijital teknolojiye erişimini engellemek çocukların zorbalık yapmasının önüne geçme noktasında çok daha etkili olabilir. Öğretmen ve / veya ebeveyn meseleyi çözme konusunda işbirlikçi değilse, o zaman tek alternatif, bu durumu daha farklı bir kuruma taşınmak olabilir.

Buna ek olarak, zorbalık yapan kişi sosyal medya sitelerinden bir arkadaş veya kişi olarak kolayca kaldırılabilir ve tüm siteler e-posta sağlayıcıları dahil olmak üzere kişileri engelleme seçeneği sunar. Sorunu çözmede okul öğretmeninden veya veliden herhangi bir yardım almıyorsanız, o zaman yapılacak çok şey vardır. Okul, siber zorbalığın ortaya çıkış kaynağıdır. Bir çocuğun sağlığına siber zorbalık kadar zarar verebilecek az sayıda olay olmakla birlikte bu gibi durumların yaşanmasına izin vermektense çocuğun okulunun değiştirilmesi daha sağlıklı olacaktır.

Zorbalık ile karşılaşması durumunda çocuğunuzla paylaşabileceğiniz bazı bilgiler vardır. İlk şey çocuğunuzun bu durumun çok yaygın olduğunu ve diğer birçok insanın da başına gelebileceğini bilmesini sağlamaktır. Bu durumun yaşanmasında çocuğunuzun hiçbir suçu olmadığını ve diledikleri takdirde onlara yardımcı olacak birçok mecra olduğunu anlatın. Araştırmalar, çocuğun kendi hatası olduğuna inandığı durumlarda, zorbalığa maruz kalma ve çocuğun öz saygısının zarar görme ihtimalinin daha yüksek olduğunu göstermiştir. Çocuğunuzla olabildiğince şeffaf olmak da çok önemlidir. Okul yetkilileri ile düzenleyeceğiniz bir toplantının çocuklar tarafından öğrenilmesi, daha fazla marjinalleşmelerine yol açabilir.

Mağdurlar, onlara en çok yardımcı olan şeyin, başka insanlar tarafından dinlenmek olduğunu söylüyor. Bu, onları üzgün ve çok mutsuz hale getirebilecek baskılamış oldukları duyguları serbest bırakmalarına yardımcı olur. Çocuğa, bu gibi olayların onlara bir şeyler öğrettiğini ve sonuç olarak daha güçlü olduklarını telkin etmek iyi olabilir.

Mümkün olduğunda tüm kanıtları kaydetmeyi ve belgelemeyi unutmayın. Somut delillerin olması ve bunların belgelenebilir olması siber zorbalıkla kıyaslandığında fiziksel zorbalığın bir avantajıdır. Zorbalık yapan ve zorbalığa maruz kalan çocukların neler olduğuna dair büyük olasılıkla çok farklı görüşleri olacaktır ve tam olarak neler olduğunu öğrenmek çok zor olabilir. Telefonunuz veya cihazınızla ekran görüntüleri çekin ve tüm verileri güvenli bir klasöre kaydedin. Bu, bir polis memurunun suç delili toplarken nasıl davranacağına benzer. Ancak, diğer çocuğun “cezalandırılması” ile ulaşılmak istenen şeyin “öç” almamak olduğu akılda tutulmalıdır. Bu gibi çatışmalarda çözüm olarak “suçlulara” ceza vermekten farklı birçok şey var.

Siber zorbalığı önlemek adına tüm hesapları bloke etmek ve telefonu elinden almak iyi bir fikir gibi görünse de, çoğu durumda bu uygun bir çözüm değildir. Birincisi, bu durumda çocuk veya genç yetişkin yanlış bir şey yapmamasına rağmen gerçekte cezalandırılmış oluyor. Sonuç olarak çocuk veya genç yetişkin yanlış bir şey yapmamalarına rağmen neden cezalandırıldıklarını merak edecekler ve bu fikri pekiştirecekler. Ayrıca, dijital teknolojinin her yerde yaygın olduğu göz önüne alındığında bu önlem işe yaramayabilir. Ve üçüncü olarak, bir sosyal medya sitesi yasaklandığında, sorun başka bir sosyal medya sitesine taşınacaktır. Meselenin özü ele alınmalıdır. Meselenin özü göz ardı edilirse sorun çözülemeyecektir ve bu çocuklar ve gençler için iyi bir standart değildir.

Dahası, düşüncesizce ve hızlı bir şekilde hareket etmek asla iyi değildir. Bir yorum gönderen “zorba” aslında okulda yaşadığı fiziksel zorbalığa tepki gösteren bir kurban olabilir. Ebeveynleri, öğretmenleri ve iki çocuğu bir araya getirmek ve mümkün olduğunca ön planda ve şeffaf olmak olayla ilgili daha net bir resim elde etmek için en iyi çözümdür.

Ayrıca, bir araya gelme durumu zorbalığın ve siber zorbalığın önlenmesi ve durdurulması açısından en etkili çalışma olarak tespit edilen bazı çözüm yollarının anlaşılmasına yardımcı olabilir. Bu çalışmalardan biri, siber zorbalığın %57’sinin, öğrenci adına bir akran müdahale ettiğinde fiilen durmasıdır. Bu nedenle, çocuğun güvenebileceği bir arkadaş ağına sahip olduğundan emin olmak yararlı bir öneri adımı olabilir. Çoğu durumda, özel olarak bir çocuğa zorbalık yapmak bir norm olarak görülebilir ve grup eylemine katılmayı reddeden çocuklar, daha sonra bir yabancı olarak görülmekten korkabilirler. Bu durum kısır bir döngü yaratır. Ancak, bu döngüyü kırmak ve zorbalığın aslında havalı bir şey olmadığını başkalarına göstermek için bir akran yeterlidir. Daha önce zorbalığa uğramış akran eylemleri, durumun düzeltilmesi adına öğretmen ya da yetişkin müdahalesinden veya zorbalığa uğrayan kişinin kendi müdahalesinden çok daha etkili olabilir. Eğer akranlar kurbanı dinlerse, kaçmalarına yardım etmeleri, onlarla konuşmaları, onlarla vakit geçirmeleri, dikkatini dağıtmaları, durumu bir yetişkine söylemek ya da zorbadan durmasını istemek, zorbalığa mağdur kalan kişi için çok faydalı olur. Bütün araştırmalar, zorbalığın en kötü etkisinin, mağdurun kendisini bir şekilde yalnızmış gibi algılaması olduğunu söylemekte ve bir akran tarafından yapılan her türlü iyi eylemin, bu yalnızlık algısının ortadan kalkması konusunda büyük ölçüde yardımcı olabileceğine işaret etmektedir. Zorbanın davranışını değiştirmeye çalışmak, akran veya yetişkin müdahalesinden daha az etkilidir.

Bir akran tarafından yapılan müdahalenin yanı sıra, zorbalığı önlemek adına okul tabanlı yürütülen uygulamalar, her ne kadar organize etmesi çok zor olsa da zorbalık oranını %20-23 oranında azaltabilir. Eğer okulunuzda herhangi bir uygulama yoksa, endişelerinizi dile getirin. Böyle bir uygulamanın oluşturulmasını talep edin. Siber zorbalık veya zorbalık nedeniyle ciddi sonuçların doğduğuna inanıyorsanız, çocuk ve ergenlik çağındaki gençler için yardım merkezleri ve danışmanlık şeklinde bir dizi hizmet mevcuttur.

Zorbalığın Etkileri

Zorbalığın ve siber zorbalığın, söz konusu bireyin duygusal ve zihinsel sağlığı üzerinde bir dizi olumsuz etkisi olduğu kanıtlanmıştır. Zorbalığa maruz kalanlar okulda daha kötü dereceler alacak ve kaygı, uyku zorluğu, depresyon gibi riskler altında olacaklardır. Zorbalığa maruz kalan bireyler zihinsel problemler ve genel davranış bozuklukları konusunda daha büyük risk altındadırlar ve çoğu, bu durumun hisleri üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu söylemektedir. Zorbalığa maruz kalan bireyler ilişkilerinde acı çekmeye eğilimlidirler ve bazı olumsuz sağlık sorunlarıyla karşılaşma ihtimalleri iki kat daha artmaktadır. Zorbalık ve psikosomatik bozukluklar arasında kanıtlanmış ve önemli bir ilişki vardır. İlginç olan şey, zorbalığı gözlemenin bile izleyiciler için olumsuz sağlık etkileri olduğunun kanıtlanmasıdır.

Hassas Gruplar

Daha önce de belirtildiği gibi, zorbalığa maruz kalanlar bir şekilde farklı algılanma eğilimlidirler. Zorbalık temel olarak bireysel bir olay olsa da, diğerlerine nazaran zorbalığa maruz kalma olasılığı daha yüksek olan belirli gruplar vardır. Şu anda öne çıkan belirli gruplardan biri LGBT topluluğudur. Bu grup diğer gruplarla kıyaslandığında zorbalığa maruz kalma ihtimalleri iki kat daha fazladır. Risk altındaki diğer gruplar, özel ihtiyaçları olan veya öğrenme engelli gençlerdir. Ebeveynlere, çocuklarının bu kategorilerden herhangi birine girmeleri durumunda siber zorbalığın önlenmesi için ekstra önlemler almaları ve mümkün olan yerlerde diğer çocuklarla sosyal uyumu teşvik etmeleri için ekstra ihtiyatlı olmaları tavsiye edilir. Bu gruplar diğerlerinden daha savunmasız olsalar da, siber zorbalık bireyin kişiliğine bakılmaksızın gerçekleşebilir. Utangaç insanlar, kendine güvenen insanlar, güzellik yarışması kazananları, ünlüler, obez insanlar, sıska insanlar, hepsi siber zorbalığın kurbanı olabilir.

Zorbalığın çocuklar ve gençler ile sınırlı olmadığını belirtmek gerekir. ABD’de 2014 yılında yapılan bir araştırmada, Amerikalı işçilerinin %27’sinin işyerinde zorbalığa maruz kaldığını belirtilmiştir, ancak yetişkinlerin çeşitli nedenlerden ötürü, daha sonra siber zorbalığa maruz kalmaları daha az olasıdır.

Ebeveynler için Siber Zorbalık Rehberi – Önleyici Tedbir Özeti

Siber zorbalığı en aza indirmek için atılacak adımlar listesi aşağıdadır.

  1. Küçük çocukların, mümkün olduğunca uzun bir süre boyunca her tür teknolojik cihaza erişimi kısıtlayın. Bu cihazlar, yaygın olarak bilinmeyen olumsuz sağlık etkilerine sahip olabilir.
  2. Ebeveyn denetimlerini tüm aygıtlara koyun ve aygıtların kullanılabileceği zamanları ayarlayın. Küçük çocuğunuzun veya ergenlik çağındaki çocuğunuzun video oyunlarında neler oynadığına dikkat edin. Ev ağınızda yetişkin sitelerine girişi engelleyin.
  3. Çocuğunuzun güvendiği ve güçlü sosyal bağları olan bir arkadaş ağına sahip olduğundan emin olun. Bu arkadaş ağı oyun buluşmaları, spor veya herhangi bir aktivite ile elde edilebilir. Bu, siber zorbalığın önlenmesinde en etkili araçlardan biri olabilir; çünkü bu, herkesin yalnızca oyun oynayan bir oyuncu olarak görüldüğü ortamda çocuğun kendini farklı ya da dışlanmış hissetmesinin önüne geçecektir. Bir arkadaş ağına sahip olmak, zorbalığın ve siber zorbalığın önlenmesini kolaylaştıracaktır. Ayrıca, bir arkadaş ağına sahip olmak, yapılan araştırmaların büyük çoğunluğu tarafından kanıtlandığı üzere, çevrimiçi veya çevrimdışı zorbalık durumunda müdahale olasılığının artmasını sağlayacaktır.
  4. Okulda, ne tür zorbalık ve siber zorbalık önleme tedbirlerinin uygulandığını sorun. Eğer herhangi bir tedbir yoksa, bunun nedenini sorun.

Ebeveynler için Siber Zorbalık Rehberi – Özet

Çocuğunuz siber zorbalık yapıyorsa, bu adımları takip edebilirsiniz.

  1. Çocuğunuzla konuşun ve ona daha fazla dikkat edin. Yanlış bir şey yapmadıklarını telkin ettiğinizden emin olun.
  2. Durumu anlamak için çocuğunuzu dinleyin. Onları dinlemek, çocuklar ve genç yetişkinler tarafından onlara en çok yardımcı olan şey olarak tanımlanmıştır. Ne kadar fazla insanla iletişim kurabilirlerse o kadar iyidir.
  3. Mümkün olduğu kadar çok bilgi toplayın ve ardından öğretmenler ve velilerle konuşun. Düşüncesizce davranmayın, durumu daha iyi anlamaya çalışın. Durum incelendiği zaman, büyük olasılıkla çözülecektir.
  4. Durumu çözmek için birkaç hafta verin. Nadirde olsa bazı durumlarda, öğretmen ve veli size yardımcı olmayabilir. Bu durumda, çocuğu farklı bir okula taşımak, konuya karşı daha samimi ve proaktif bir yaklaşım tek seçenek olabilir. Bir çocuğun veya gencin sağlığını zorbalık kadar zehirleyip zarar verecek çok az şey vardır.

Siber Zorbalık Çözümü

Dijital teknolojinin gittikçe yaygınlaştığı bir dünyada ebeveynler ve veliler, tehlikelere karşı daha dikkatli olmaları gerektiğinin bilincinde olmalıdır. Bu, çocuğun veya öğrencinin yaşına ve kişiliğine bağlı olarak, tüm teknolojilere sıkı ebeveyn kontrolleri koymanın yanı sıra, cihazlara proaktif ve kısıtlı erişim gibi bir önlem almak anlamına gelir. Erişim, çocuğun neyi izleyip izleyemeyeceği ve bu cihazları ne zaman kullanabilecekleri noktasında sınırlandırılabilir ve hatta sınırlandırılmalıdır. Teknoloji zaten her yerde bulunuyor ve teknolojiden kaçış yok diye, arkanıza yaslanıp çocukların ve öğrencilerin hayatlarını siber bir dünyada yaşamalarına seyirci olmaya gerek yok.

Bu noktada en iyi yaklaşım, bir arabuluculuk görevi gören okulun, hem zorbanın hem de zorbalığa uğrayanın ebeveynleri arasındaki yüz yüze iletişimi ve işbirliğini sağlamasıdır. Güçlü sosyal bağlar, tüm toplumların ve doğal olarak bu toplumlarda bulunan bireylerin zihinsel ve duygusal yapısında ​​çok büyük bir öneme sahiptir.